FORGOT YOUR DETAILS?

SAĞLIK BİLGİLERİ

Hakan Yılmaz ile sağlıklı bir yaşama adım atalım.

Yağlar ve kaslar vücutta farklı dokulardır ve birbirlerine dönüşemez. Vücuttaki yağ oranı azaldığında kaslar daha belirginleşir, bu durum yağların kasa dönüştüğü algısını yaratır. Tam tersi kas oranı azaldığında vücuttaki yağ oranı artabilir, bu da kasların yağa dönüştüğü yanılsamasına neden olur.  Bu konuda bilinmesi gereken şudur: Doğru beslenme ve düzenli egzersiz ile kişinin artan kas oranı ile metabolizma hızı da artar, yağ yakımı hızlanır ve kaslar belirginleşmeye başlar fakat tekrar edelim farklı dokular birbirine dönüşemez.

Yukarıdaki resimde de yağ ve kas kütlesinin aynı ağırlıkta fakat kapladıkları alanlar arasındaki farkı gördüğümüz gibi. Hangisinden daha çok istiyorsun? Yeterince sporsuz zaman geçirmedin mi?  HADİ HAREKETE GEÇ ...! 

Vücut Tiplerine Göre Çalışmanın Önemi

Vücut tipine göre çalışmanın önemi göz ardı edilmemelidir. Çok uzun süreler uğraşmanıza rağmen istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz, bundan dolayı vücut tipinizi doğru belirlemeli ve buna uygun egzersiz planı yaptıktan sonra çalışmaya başlamalısınız. Sizlerden gelen sorulardan değerlendirme yaptığımızda, genellikle yanlış çalışma sonucunda istenilenin elde edilemediği ve spor yapmaktan uzaklaşıldığını görüyoruz. Aslında yapılan en büyük hata yanlış çalışmadır. Umarım verdiğimiz bu bilgiler “sağlıklı yaşam” için yapılan egzersiz çalışmalarında, görünümünde kolaylıkla düzelmesine yardımcı olur.

ENDOMORF

• Yuvarlak kafa

• Geniş kalça-omuz

• Kalın kol-bacak

• Öne ve arkaya geniş vücut

• Fazla yağlı

• İri görünüm

• Kalın kemikler

• Çabuk kilo alır

• Yavaş Metabolizma

MEZOMORF

• Köşegen yüz yapısı

• Geniş omuz

• Dar kalça

• Kaslı kol-bacaklar

• Çok az yağ oranı

• Atletik görünüm

• Çok hareketli yaşam tarzı

EKTOMORF

• Uzun bir alın

• Uzun ince yapı

• Dar kemik yapısı

• Dar omuz-kalça

• Dar göğüs kafesi

• İnce kol-bacaklar

• Çok az yağ-çok az kas

• Çok zor kilo alırlar

• Hızlı metabolizma

GÜNDE BU KADAR (….) MEKİK ÇEKİYORUM GÖBEĞİM NEDEN ERİMİYOR?

Öncelikle size bir iyi bir kötü haberimiz var. Kötü haberi önce verelim; maalesef bölgesel incelme diye bir şey söz konusu değildir. Yani çok fazla mekik çekmek yerine önce yağlarımızı nasıl eritiriz onu düşünmemiz gerekiyor. İyi haber; eğer bunun bilincindeysek göbeğinizi eritmeye başlamak için gerekli adımları artık atabilirsiniz. Yine de “Biz yağları eritmeden karın kaslarımızı çok iyi geliştirdik. Sonuç ne olur?”  dediğinizi duyar gibiyiz; tabi ki göbekli görüntümüze devam ederiz.

Aynı zamanda mekik çekerken uygulanan yanlış yöntemler (başımızı ellerimizle çekerek mekik çekmek gibi) uzun vade de ciddi boyun sakatlanmalarına yol açabilir.

Peki, mekik çekerken kaç kalori harcayabiliriz?

Göbeğimizde bulunan yağları eritmek için egzersiz esnasında yakılan kalorinin miktarı da önemlidir. Bu durum kişinin yaşı, boyu, kilosu, kondisyon seviyesi gibi farklı özelliklere göre değişiklik gösterse de, ortalama 10 dakikalık mekik çalışması, dinlenmelerde olduğunu düşünürsek, yaklaşık olarak 50-80 kalori harcatır. 250 mekiği 10 dakika çektiğimizi düşünürsek, harcanan kalori miktarı önemsenmeyecek kadar düşüktür.

Sonuç olarak, göbeğin eritilmesi için önce yağlarımızdan nasıl kurtulabileceğimizin yollarını araştırmalıyız, sonrasında ise karın bölgemizi geliştirebilmek için doğru egzersizleri ve doğru antrenman sistemlerini öğrenmeliyiz. Her antrenman planının doğru olduğunu düşünüyorsanız, spor salonlarında aylarca zaman harcayıp, başarıya ulaşamayanların sayısının ne kadar çok olduğunu hatırlamanızı tavsiye ederiz.

Bu görünüş bozuklukları çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık döneminde yapılan hatalardan dolayı oluşabilir ve duruş bozukluğu ilerleyebilir.

Başlıca sebepleri şunlardır:

*Geçirilmiş olan kaza veya çarpmalardan dolayı,

*Çocukluk ve bebeklik döneminde ailenin konuya bilinçsiz yaklaşmasından dolayı, çok dar elbiselerin giydirilmesi, bel kemerelerinin çok sıkılması, yanlış ayakkabı giydirilmesi ve bebeklerin yanlış kundaklanması,

*Okul yıllarında çocukların ağır sırt çantaları taşıması, okul sıralarının uygun olmaması, yanlış oturma biçimi,

*Ergenlik döneminde hızlı gelişen çocukların, kendi duruşlarına dikkat etmemesi ya da özenti sebebiyle öne eğik durmalarından ve yürümelerinden kaynaklanan bozukluklar,

*Özellikle bayanların ergenlik döneminde fiziksel değişimlerini gizleme istekleri ya da göğüslerinin büyük olması sebebiyle öne eğik durmalarından dolayı kaynaklanan bozukluklar,

*Bayanlar için yine büyük göğüslerin yeteri kadar desteklenmemesinden dolayı,

*İş yaşamında uzun süre sandalye ya da oturak üzerinde yanlış oturulması, bilgisayar ekranına uygun mesafeden bakılmaması, ekranın baş hizasında olmaması,

*Yapılan işinde duruş bozukluklarına etkisi büyüktür. Ağır işlerde çalışan birisi ile sadece masa başında işini yürüten kişinin işlerini aynı duruş pozisyonun da yürütmesi beklenemez. Fakat aynı duruş bozukluğuna sahip olabilirler.

*Kullanılan korseler (zayıf kaslarla birleşirse), çok dar giyilen sert kumaşlı elbiseler (zayıf kaslarla birleşirse), kemer takma sıkılığı, kullanılan yanlış ayakkabılar,

*Hareketsizlik ve yorgun hissetme, beyin kas ilişkisinden dolayı omuzların çökük durmasının zamanla kalıcı olması,

*Bel, karın ve sırt kaslarının zayıflığı da bu tür problemlere sebep olabilir, bacak ve kalça kaslarının da zayıflaması bu şikayetlerin artmasına etken olabilir.

*En önemlisi ve sık rastlananı ise antrenman esnasında vücudun ön grup kaslarının sıklıkla çalıştırılırken, arka grup kaslarının es geçilmesidir. Buna hamstring kasları da dahildir.

Postür bozuklukları nelere sebep olabilir?

*En çok şikayet edilen konuların başında kronik boyun, omuz, sırt ve bel ağrıları gelir.

*İlerleyen yaşlarda kamburluk sorunu ortaya çıkabilir.

*İlerleyen yıllarda boyun bölgesinde kireçlenmeye sebep olabilir.

*Omuzlarda bulunan düşüklük ve öne eğrilik problemi zamanla kürek kemiği altından geçen damar ve sinirlerin sıkışmasına sebep olabilir.

*En önemlisi görüntü bozukluğu psikolojik olarak kişiyi etkileyebilir ve çekimser olmasına sebep olabilir.

Postür bozukluğu nasıl giderilebilir?

Oluşan postür bozukluğu omurgadaki kırık çatlak veya kemikleşmiş yapıdan kaynaklanmıyorsa kasların doğru şekilde çalıştırılmasıyla çözülebilir.

Görülen bozuklukların büyük çoğunluğu günlük yaşamda yapılan hatalardan kaynaklanmaktadır. Basit önlemler ve birkaç doğru egzersizle düzeltilmesi mümkün ve kolaydır. Bu önlemlerin başında doğru oturma pozisyonu ve yürüme esnasında pozisyona dikkat edilmesi gerekir. Esas belirleyici faktör ise doğru kasların kuvvetlendirilmesidir.

KEMİK ERİMESİ (OSTEOPOROZ) NEDİR?

Kemik, büyürken ve büyüme tamamlandıktan sonra da sürekli kendini yenileyen bir dokudur. Ömür boyunca eskimiş kemik dokusu yıkılır, yerine yenisi yapılır. Kemik yenilenirken, hem yıkım hem de yapım olmakta, büyüme çağından yaklaşık 30 yaşına kadar yapım tarafında ağır basar. Kısa süre dengede kalır. Sonraki yıllarda yıkım tarafı ağır basmaya başlar.

Kemik kitlesi azalır ve kolay kırılır hale gelirse bu duruma OSTEOPENİ ve OSTEOPOROZ denir. Eğer kemik kitlesindeki azalma -2,5’tan (yaklaşık %25-30) daha fazlaysa ve ilave olarak kırık da varsa buna YERLEŞMİŞ OSTEOPOROZ denir.

Kadınlarda hormonların koruması kalktıktan sonra yani menopozdan sonra kemik kaybı hızlanır. Erkeklerde ise kemik kaybı az oranda ama sürekli olur. 55-60 yaşlarından sonra artar. Buna rağmen kadınların daha ince kemik yapılarına sahip olmaları ve doruk kemik kitlesinin erkeklerden az olmadı nedeniyle kadınlarda kırıklar daha çok olur.

DORUK KEMİK KİTLESİ NEDİR?

Kişinin hayatı boyunca ulaşabildiği en yüksek kemik kitlesidir. Kemik kitlesi %60-80 genetik faktörlerce, geri kalanı ise beslenme, egzersiz gibi çevresel faktörlerce belirlenir.

Doruk kemik kitlesinin %90’ına ergenliğe geçiş zamanında, %99’una ise 26-27 civarında ulaşılır. Yani yaşlılıkta harcayacağımız kemik kitlesinin bu yaşlarda en yüksek seviyeye çıkarmaya çalışmamız gerekir.

Doruk kemik kitlesi ortalama değerlerden %10 fazla ise kalça kırık riski %50 daha az olur.

KEMİK DANSİTOMETRESİ İLE ÖLÇÜM NASIL YAPILIR?

*Hasta cihaza sırt üstü yatar ve cihaz size dokunmadan 8-10dk. sizi tarar.

*Hasta bir akciğer filminden aldığı radyasyondan 200-300’de biri kadar alır.

KEMİK YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ NE ZAMAN YAPTIRILMALIDIR? 

*Her yaşta yaptırılabilir.

*30 yaşından önce bir kez yaptırılmalıdır.

OSTEOPOROZU ÖNLEMEK İÇİN NE YAPILMALIDIR?

*Emziren anne yeterli kalsiyum almalı

*Anne sütü alan çocuktan başlayarak, büyüme sürecinde kalsiyum (Ca), D vitamini ve protein açısından eksiksiz beslenmeli

*Erken yaşlardan itibaren çocuklar SPOR ve FİZİKSEL AKTİVİTELERE yönlendirilmeli. Bu alışkanlığa YAŞAM BOYU devam etmeleri sağlanmalı.

*Osteoporozla ilgili Fizik Tedavi Uzmanı’nın uyguladığı medikal tedavilere ve önerilerine eksiksiz uyulmalı.

YETİŞKİNLERDE İDRAR KAÇIRMA

YETİŞKİNLERDE İDRAR KAÇIRMANIN NEDENLERİ NEDİR?

Bayanlarda ve erkeklerde olmak üzere 2 gruba ayrılır. Kadınların yaklaşık %20-30’da görülmektedir.

Genç ve orta yaşlı bayanlarda baskı tipinde yaşlılarda ise karışık tipte idrar kaçırma daha çok olmaktadır. Yaş, hamilelik, sayısı, doğum yöntemi, obezite, sigara, kronik öksürük, kabızlık, mesane hastalıkları, menepoz ve pelvik cerrahiler idrar kaçırmayı etkileyen genel faktörlerdir. Bunların arasında idrar kaçırmayı en çok obezite etkiler.

Erkekler için ise, idrar kaçırma kadınlara göre yarı yarıya daha azdır. Ortalama erkeklerin %3-11’inde idrar kaçırma vardır. Erkeklerde %40-80 sıkışma tipinde, %10-30 karışık tipte, %10’dan az baskı tipine idrar kaçırma vardır. Sıkışma tipinde idrar kaçırma daha çok BPH büyümesine bağlı aşırı aktif mesanede olurken, baskı tipinde idrar kaçırma ise, prostat ile ilgili ameliyatlar sonrası veya nörolojik yaralanmalar sonrası daha çok olmaktadır.

SIKIŞMA TİPİNDE İDRAR KAÇIRMA

-Hasta aniden idrara sıkışır ve tuvalete gitmeye çalışırken idrar kaçırır.

-Aşırı aktif mesane hastalığının bir parçasıdır.

-Mesanenin istem dışı kasılmalarıyla karakterizedir.

-Aşırı aktif mesane görülme sıklığı %16-17 civarındadır.

-İdrar yolu enfeksiyonlarının olduğu durumda da sıkışma tipinde idrar kaçırma olabilir.

TEDAVİ YÖNTEMİ: Bu tip idrar kaçırmanın tedavisi genellikle davranışsal tedavi ve ilaçla olmaktadır.

BASKI (STRES) TİPİNDE İDRAR KAÇIRMA

-Karın içi basıncın arttığı durumlarda arkasındaki desteğini çeşitli sebeplerle (menepoz, çok ve zor doğum vs.) kaybetmiş mesane boynu ve üretranın (alt idrar kanalının) kapanamayıp idrarı tutamama esasına bağlıdır.

-Genellikle hapşırma, öksürme, yük kaldırma, eğilip kalkma esnasında, nadiren de hissetmeden idrar kaçırma olabilir.

-Tetkik olarak idrar tahlili ve ultrasonografi önerilir.

-Muayene esnasında idrar kaçırması gözlenir ve üretranın açısı ölçülür.

TEDAVİ YÖNTEMİGenellikle operasyoneldir.

KARMA TİPTE İDRAR KAÇIRMA

-Sıkışma tipi ve baskı tipi kaçırmanın birlikte olma halidir.

-Hasta sorgulanarak hangi tipin daha baskın olduğu belirlenmelidir.

-Baskın olan tipe göre tedavi planlanabilir.

TEDAVİ YÖNTEMİGenellikle ilaçla tedavisi ve birlikte cerrahi tedavi yapılır.

TOP